يَحْلِقُ أَبِي كُلَّ صَبَاحٍ وَيُحَافِظُ عَلَى نَظَافَةِ بَشَرَتِهِ.
Babam her sabah tıraş olur, cildini temiz tutar.
يَحْلِقُ أَبِي كُلَّ صَبَاحٍ وَيُحَافِظُ عَلَى نَظَافَةِ بَشَرَتِهِ.
Babam her sabah tıraş olur, cildini temiz tutar.
ذَهَبَ أَبِي إِلَى الْحَلَّاقِ لِتَحْلِيقِ لِحْيَتِهِ.
Babam sakalını tıraş ettirmek için berbere gitti.
مَا قَالَهُ كَذِبٌ، مِنَ المُسْتَحِيلِ تَصْدِيقُهُ.
Onun anlattıkları tıraş, inanmak mümkün değil.