tıynet

طَبِيعَة — طَبَائِع

تَتَجَلَّى طَبِيعَتُهُ الطَّيِّبَةُ فِي رَغْبَتِهِ بِمُسَاعَدَةِ الْجَمِيعِ.

Onun iyi tıyneti, herkese yardım etme isteğiyle kendini gösteriyor.

اَلْكَرَمُ سَجِيَّةٌ فِي أَهْلِ قَرْيَتِنَا.

Cömertlik köyümüzün insanının tıynetindedir.

جِبِلَّةُ هَذَا الرَّجُلِ فَاسِدَةٌ، لَا يُمْكِنُ الْوُثُوقُ بِهِ.

Bu adamın tıyneti bozuk, kimseye güvenilmez.

İlişkili Kelimeler