اسْتَعَانَ الْمُقَاوِلُ بِعِدَّةِ مُقَاوِلِينَ فَرْعِيِّينَ لِتَنْفِيذِ أَجْزَاءٍ مُخْتَلِفَةٍ مِنَ الْمَشْرُوعِ.
Müteahhit, projenin farklı bölümlerini tamamlamak için birkaç taşeron kullandı.
اسْتَعَانَ الْمُقَاوِلُ بِعِدَّةِ مُقَاوِلِينَ فَرْعِيِّينَ لِتَنْفِيذِ أَجْزَاءٍ مُخْتَلِفَةٍ مِنَ الْمَشْرُوعِ.
Müteahhit, projenin farklı bölümlerini tamamlamak için birkaç taşeron kullandı.
اِتَّفَقَتْ شَرِكَةُ الْإِنْشَاءَاتِ الْكَبِيرَةُ مَعَ مُقَاوِلٍ ثَانَوِيٍّ لِأَعْمَالِ الْكَهْرَبَاءِ.
Büyük inşaat firması, elektrik işleri için bir taşeron ile anlaştı.
قَامَ الْمُتَعَهِّدُ الْفَرْعِيُّ بِتَسْلِيمِ جُزْءٍ مِنَ الْعَمَلِ إِلَى فَرِيقٍ أَصْغَرَ.
Taşeron, işin bir bölümünü daha küçük bir ekibe devretti.
مُقَاوِل فَرْعِيّ