taahhüt

تَعَهَّدَتِ الشَّرِكَةُ بِإِنْهَاءِ المَشْرُوعِ فِي الوَقْتِ المُحَدَّدِ.

Şirket, projeyi zamanında bitirme taahhüdünde bulundu.

يَجِبُ أَنْ أُقَدِّمَ الْتِزَامًا لِلْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ.

Bu işi yapmak için bir taahhüt vermem gerekiyor.

نَحْنُ نُقَدِّمُ ضَمَانَ الجَوْدَةِ فِي مُنْتَجَاتِنَا.

Ürünlerimizde kalite taahhüdü veriyoruz.