طَعَام — أَطْعِمَة
أَعْدَدْنَا طَعَامًا لَذِيذًا لِلضُّيُوفِ، وَقَدْ أَعْجَبَ الْجَمِيعَ بِهِ كَثِيرًا.
Misafirler için lezzetli bir taam hazırladık, herkes çok beğendi.
أَعْدَدْنَا طَعَامًا لَذِيذًا لِلضُّيُوفِ، وَقَدْ أَعْجَبَ الْجَمِيعَ بِهِ كَثِيرًا.
Misafirler için lezzetli bir taam hazırladık, herkes çok beğendi.
قَرَّرْنَا الذَّهَابَ إِلَى الْمَطْعَمِ لِتَنَاوُلِ وَجْبَةِ الْعَشَاءِ.
Akşam taamı için restorana gitmeye karar verdik.
أَخَذْنَا اسْتِرَاحَةً لِتَنَاوُلِ الْأَكْلِ، كُنَّا جَائِعِينَ جِدًّا.
Taam yemek için mola verdik, çok acıkmıştık.