tabela

كَانَتْ هُنَاكَ لَوْحَةٌ كَبِيرَةٌ مُعَلَّقَةٌ فَوْقَ الْمَتْجَرِ.

Dükkanın üzerinde büyük bir tabela asılıydı.

رَأَيْنَا الْعَدِيدَ مِنْ لَافِتَاتِ الِاتِّجَاهِ عَلَى الطَّرِيقِ.

Yolda birçok yönlendirme tabelası gördük.

وَضَعْتُ يَافِطَةً كَبِيرَةً أَمَامَ الْمَحَلِّ لِجَذْبِ الزَّبَائِنِ.

Müşteri çekmek için dükkanın önüne büyük bir tabela yerleştirdim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler