tabi tutmak

إِنَّهُمْ يُخْضِعُونَ القَادِمِينَ الجُدُدَ لِتَدْرِيبٍ صَارِمٍ.

Yeni gelenleri sıkı bir eğitime tabi tutuyorlar.

أَجْرَوْا عَمَلِيَّةً جِرَاحِيَّةً لِلْمَرِيضِ.

Hastayı ameliyata tabi tuttular.

سَوْفَ يُعَرِّضُونَ هَذَا المَبْنَى لِاخْتِبَارِ الزَّلَازِلِ.

Bu binayı deprem testine tabi tutacaklar.

İlişkili Kelimeler