tabii

هَذِهِ الْفَاكِهَةُ لَذِيذَةٌ جِدًّا لِأَنَّهَا نَمَتْ بِشَكْلٍ طَبِيعِيٍّ.

Bu meyveler tabii olarak yetiştiği için çok lezzetli.

مِنَ الْعَادِيِّ أَنْ يَخَافَ الطِّفْلُ فِي يَوْمِهِ الْأَوَّلِ بِالْمَدْرَسَةِ.

Çocuğun okuldaki ilk gününde korkması çok tabii.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler