بِالطَّبْعِ أَوَدُّ أَنْ أُسَاعِدَكَ.
Tabii ki size yardım etmek isterim.
بِالطَّبْعِ أَوَدُّ أَنْ أُسَاعِدَكَ.
Tabii ki size yardım etmek isterim.
هَذِهِ الْفَاكِهَةُ لَذِيذَةٌ جِدًّا لِأَنَّهَا نَمَتْ بِشَكْلٍ طَبِيعِيٍّ.
Bu meyveler tabii olarak yetiştiği için çok lezzetli.
مِنَ الْعَادِيِّ أَنْ يَخَافَ الطِّفْلُ فِي يَوْمِهِ الْأَوَّلِ بِالْمَدْرَسَةِ.
Çocuğun okuldaki ilk gününde korkması çok tabii.