طَبِيب — أَطِبَّاء
يَعْمَلُ وَالِدِي كَطَبِيبٍ نَاجِحٍ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ، وَيُسَاعِدُ النَّاسَ.
Babam yıllardır başarılı bir tabip olarak çalışıyor, insanlara yardım ediyor.
يَعْمَلُ وَالِدِي كَطَبِيبٍ نَاجِحٍ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ، وَيُسَاعِدُ النَّاسَ.
Babam yıllardır başarılı bir tabip olarak çalışıyor, insanlara yardım ediyor.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الطَّبِيبُ أَيْضًا مُعَالِجًا وَحَكِيمًا.
Eski zamanlarda tabip, aynı zamanda şifacı ve bilge kişiydi.