tablet

قُرْص — أَقْرَاص

قَالَ لِي الطَّبِيبُ أَنْ آخُذَ قُرْصًا ثَلَاثَ مَرَّاتٍ فِي الْيَوْمِ.

Doktor bana günde üç kez bir tablet almamı söyledi.

أُفَكِّرُ فِي شِرَاءِ جِهَازٍ لَوْحِيٍّ جَدِيدٍ لِأَنَّهُ مُرِيحٌ لِلْغَايَةِ.

Yeni bir tablet bilgisayar almayı düşünüyorum çünkü çok kullanışlı.

لَوْح — أَلْوَاح

وَجَدَ عُلَمَاءُ الْآثَارِ لَوْحًا مَكْتُوبًا بِالْخَطِّ الْمِسْمَارِيِّ فِي مَعْبَدٍ قَدِيمٍ.

Arkeologlar eski bir tapınakta çivi yazısıyla yazılmış bir tablet buldular.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler