تَابُوت — تَوَابِيت
فِي مِصْرَ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ تُصْنَعُ تَوَابِيتُ مُزَخْرَفَةٌ لِلْفَرَاعِنَةِ.
Eski Mısır'da firavunlar için süslü tabutlar yapılırdı.
فِي مِصْرَ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ تُصْنَعُ تَوَابِيتُ مُزَخْرَفَةٌ لِلْفَرَاعِنَةِ.
Eski Mısır'da firavunlar için süslü tabutlar yapılırdı.
حُمِلَ النَّعْشُ عَلَى الْأَكْتَافِ فِي الْجِنَازَةِ.
Cenaze töreninde tabut, omuzlarda taşındı.
تَمَّ تَجْهِيزُ صُنْدُوقِ الْمَوْتَى لِنَقْلِهِ إِلَى الْمَقْبَرَةِ.
Tabut, mezarlığa götürülmek üzere hazırlandı.