tadım

بَعْدَ تَذَوُّقِ الطَّاهِي لِلطَّعَامِ، قَامَ بِضَبْطِ نِسْبَةِ التَّوَابِلِ.

Şef, yemeğin tadımını yaptıktan sonra baharatların oranını ayarladı.

قَامُوا بِتَوْزِيعِ عَيِّنَةٍ صَغِيرَةٍ عَلَى الجَمِيعِ لِتَذَوُّقِ المُنْتَجِ الجَدِيدِ.

Yeni ürünün tadımı için herkese küçük birer örnek dağıttılar.

فِي الْمَتْجَرِ يُقَدِّمُونَ اسْتِطْعَامًا مَجَّانِيًّا لِلْجُبْنِ.

Mağazada peynirin ücretsiz tadımını sunuyorlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler