tahammülfersa

مِنَ الْمُسْتَحِيلِ الْوُقُوفُ فِي الْخَارِجِ فِي هَذَا الْحَرِّ الَّذِي لَا يُطَاقُ.

Bu tahammülfersa sıcakta dışarıda durmak imkansız.

أَصْبَحَتْ تَصَرُّفَاتُهُ الْآنَ لَا تُحْتَمَلُ.

Onun davranışları artık tahammülfersa bir hal aldı.

لَا أَعْرِفُ كَيْفَ سَأَتَحَمَّلُ هَذَا الْأَلَمَ الَّذِي لَا يُمْكِنُ تَحَمُّلُهُ.

Bu tahammülfersa acıya nasıl dayanacağım bilmiyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler