tahassüs

تُثِيرُ الْأَعْمَالُ الْفَنِّيَّةُ التَّأَثُّرَ فِي النَّاسِ.

Sanat eserleri insanlarda tahassüs uyandırır.

يَخْلُقُ الِاسْتِمَاعُ إِلَى الْمُوسِيقَى شُعُورًا.

Müzik dinlemek tahassüs yaratır.

إِحْسَاس — أَحَاسِيس

يَتْرُكُ جَمَالُ الطَّبِيعَةِ إِحْسَاسًا عَمِيقًا فِي الْإِنْسَانِ.

Doğanın güzelliği insanda derin bir tahassüs bırakır.

İlişkili Kelimeler