كَانَتِ الْقَلْعَةُ مَبْنًى مُحَصَّنًا ضِدَّ هَجَمَاتِ الْعَدُوِّ.
Kale, düşman saldırılarına karşı tahkimli bir yapıya sahipti.
كَانَتِ الْقَلْعَةُ مَبْنًى مُحَصَّنًا ضِدَّ هَجَمَاتِ الْعَدُوِّ.
Kale, düşman saldırılarına karşı tahkimli bir yapıya sahipti.
تَمَّ تَدْعِيمُ الْمَبْنَى لِجَعْلِهِ أَكْثَرَ مُقَاوَمَةً لِلزَّلَازِلِ.
Bina, depreme karşı daha dayanıklı olması için tahkimli hale getirildi.