tahlif

تَمَّ تَحْلِيفُ الشَّاهِدِ فِي الْمَحْكَمَةِ بِأَنَّهُ سَيَقُولُ الْحَقِيقَةَ.

Tanık, mahkemede doğruyu söyleyeceğine dair tahlif edildi.

اسْتَحْلَفَ الْقَاضِي الْمُتَّهَمَ بِأَنَّهُ بَرِيءٌ.

Hakim, sanığı suçsuz olduğuna dair tahlif etti.

İlişkili Kelimeler