tahliye etmek

أَخْلَتِ الشُّرْطَةُ الْمَبْنَى بِسَبَبِ الْحَرِيقِ.

Polis, yangın nedeniyle binayı tahliye etti.

أَفْرَجَتِ الْمَحْكَمَةُ عَنِ الْمُتَّهَمِ بِكَفَالَةٍ.

Mahkeme, sanığı kefaletle tahliye etti.

أَجْلَتِ السُّلُطَاتُ الْمِنْطَقَةَ بِسَبَبِ خَطَرِ الْفَيَضَانَاتِ.

Yetkililer, sel tehlikesi nedeniyle bölgeyi tahliye etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler