عرش — عروش
جلس الحاكم على العرش وحيا شعبه.
Hükümdar tahtına oturdu ve halkı selamladı.
جلس الحاكم على العرش وحيا شعبه.
Hükümdar tahtına oturdu ve halkı selamladı.
تسببت صراعات منصب الحكم في اضطراب البلاد.
Taht kavgaları yüzünden ülke karıştı.
كان يطمع في أعلى منصب في الشركة.
O, şirketteki tahtına göz dikmişti.