takip

تَمَكَّنَتِ الشُّرْطَةُ مِنَ الْقَبْضِ عَلَى الْمُشْتَبَهِ بِهِ بَعْدَ مُتَابَعَةٍ طَوِيلَةٍ.

Polis, şüpheliyi uzun bir takip sonucu yakalamayı başardı.

تَوَصَّلَ الصَّحَفِيُّ إِلَى مَعْلُومَاتٍ مُهِمَّةٍ مِنْ خِلَالِ تَعَقُّبِ ادِّعَاءَاتِ الْفَسَادِ.

Gazeteci, yolsuzluk iddialarını takip ederek önemli bilgilere ulaştı.

لَاحَقَتِ الشُّرْطَةُ اللِّصَّ فِي الشَّوَارِعِ حَتَّى أَمْسَكَتْ بِهِ قُرْبَ السُّوقِ.

Polis hırsızın takibini sokaklarda sürdürdü ve onu pazarın yakınında yakaladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler