takozlamak

وَتَّدَ النَّجَّارُ الْبَابَ بِقِطْعَةِ خَشَبٍ.

Marangoz kapıyı bir tahta takozla sabitledi.

قَامَ النَّجَّارُ بِتَثْبِيتِ الطَّاوِلَةِ حَتَّى لَا تَهْتَزَّ.

Marangoz, masayı sallanmaması için takozladı.

İlişkili Kelimeler