وَقَعَ مُصَابُونَ فِي الْحَادِثِ الَّذِي نَجَمَ عَنْ إِهْمَالٍ.
Taksir sonucu meydana gelen kazada yaralananlar oldu.
وَقَعَ مُصَابُونَ فِي الْحَادِثِ الَّذِي نَجَمَ عَنْ إِهْمَالٍ.
Taksir sonucu meydana gelen kazada yaralananlar oldu.
تَسَبَّبَ تَقْصِيرُ الطَّبِيبِ فِي تَدَهْوُرِ حَالَةِ الْمَرِيضِ.
Doktorun taksiri, hastanın durumunun kötüleşmesine neden oldu.
يُعْتَبَرُ عَدَمُ الِالْتِزَامِ بِقَوَاعِدِ السَّلَامَةِ الْمِهَنِيَّةِ إِخْلَالًا.
İş güvenliği kurallarına uymamak, taksir olarak kabul edilir.