تَقْدِير — تَقَادِير
قَدَّرَ الْمُعَلِّمُ نَجَاحَ الطَّالِبِ وَأَهْدَاهُ كِتَابًا.
Öğretmen, öğrencisinin başarısını takdir ederek ona bir kitap hediye etti.
قَدَّرَ الْمُعَلِّمُ نَجَاحَ الطَّالِبِ وَأَهْدَاهُ كِتَابًا.
Öğretmen, öğrencisinin başarısını takdir ederek ona bir kitap hediye etti.
نَالَتْ أَعْمَالُهُ الْخَيْرِيَّةُ اسْتِحْسَانَ الْجَمِيعِ، وَهُوَ يَحْظَى بِاحْتِرَامٍ كَبِيرٍ.
Yaptığı yardımseverlik çalışmaları herkesin takdirini kazandı, çok saygı duyuluyor.
اِسْتَقْبَلَ النُّقَّادُ أَعْمَالَ الْفَنَّانِ بِإِعْجَابٍ كَبِيرٍ.
Sanatçının eserleri, eleştirmenler tarafından büyük bir takdirle karşılandı.