takvim

تَقْوِيم — تَقَاوِيم

اِشْتَرَيْتُ تَقْوِيمًا لِتَعْلِيقِهِ عَلَى الْحَائِطِ لِلْعَامِ الْجَدِيدِ، حَتَّى أَتَمَكَّنَ مِنْ مُتَابَعَةِ التَّوَارِيخِ بِسُهُولَةٍ.

Yeni yıl için duvara asılacak bir takvim aldım, böylece tarihleri kolayca takip edebilirim.

فِي العُصُورِ القَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَسْتَخْدِمُونَ الرُّزْنَامَةَ لِتَتَبُّعِ الفُصُولِ وَأَعْمَالِ الزِّرَاعَةِ.

Eski zamanlarda insanlar, mevsimleri ve tarım işlerini takip etmek için takvim kullanırlardı.

وِفْقًا لِلْجَدْوَلِ الزَّمَنِيِّ لِلْمَشْرُوعِ، يَجِبُ إِكْمَالُ جَمِيعِ الْمَرَاحِلِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.

Projenin takvimine göre, tüm aşamaların zamanında tamamlanması gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler