talih

حَظّ — حُظُوظ

أَحْتَاجُ إِلَى بَعْضِ الْحَظِّ لِأَنْجَحَ فِي هَذَا الِاخْتِبَارِ.

Bu sınavda başarılı olmak için biraz da talihe ihtiyacım var.

بَخْت — بُخُوت

كَانَ لَهُ بَخْتٌ عَظِيمٌ فِي الْفَوْزِ بِالْجَائِزَةِ الْكُبْرَى.

Büyük ödülü kazanmakta büyük talihi vardı.

الْقَدَرُ جَمَعَنَا فِي الْمَدِينَةِ نَفْسِهَا.

Talih bizi aynı şehirde bir araya getirdi.

İlişkili Kelimeler