هَذِهِ قِصَّةُ نَجَاحٍ كَامِلَةٌ، يَجِبُ عَلَى الْجَمِيعِ قِرَاءَتُهَا.
Bu tam bir başarı hikayesi, herkesin okuması gerekiyor.
هَذِهِ قِصَّةُ نَجَاحٍ كَامِلَةٌ، يَجِبُ عَلَى الْجَمِيعِ قِرَاءَتُهَا.
Bu tam bir başarı hikayesi, herkesin okuması gerekiyor.
هَلْ تَعْرِفُ بِالضَّبْطِ مَا الَّذِي تُرِيدُهُ؟
Tam olarak ne istediğini biliyor musun?
كَانَ هُنَاكَ هُدُوءٌ تَامٌّ فِي الْقَاعَةِ.
Salonda tam bir sessizlik vardı.
Ayrıca: مُكْتَمَل
كَامِلَة، تَامَّة، كُلِّيّ، مُطْلَق، بَحْت، مُسْتَوْفٍ