tamam

حَسَنًا، لِنَجْتَمِعْ غَدًا فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ وَنَبْدَأَ الْعَمَلَ.

Tamam, yarın sabah erkenden buluşalım ve işe başlayalım.

عِنْدَمَا يَكْتَمِلُ هَذَا الْمَشْرُوعُ، سَيَكُونُ نَجَاحًا كَبِيرًا لِشَرِكَتِنَا.

Bu proje tamamlandığında, şirketimiz için büyük bir başarı olacak.

لَنْ نَبْدَأَ الِاجْتِمَاعَ حَتَّى يَكُونَ الْعَدَدُ تَامًّا.

Sayı tamam olmadan toplantıya başlamayacağız.

İlişkili Kelimeler