tanık

شَاهِد — شُهُود

رَوَى الشَّاهِدُ الْوَحِيدُ عَلَى الْحَادِثِ كُلَّ شَيْءٍ لِلشُّرْطَةِ بِالتَّفْصِيلِ.

Olayın tek tanığı, polise her şeyi ayrıntılarıyla anlattı.

شَاهِدَة — شَاهِدَات

كَانَتِ الشَّاهِدَةُ الْوَحِيدَةُ فِي الْقَضِيَّةِ تَرْوِي تَفَاصِيلَ الْحَادِثِ بِدِقَّةٍ.

Davada tek tanık olan kadın, olayın detaylarını dikkatle anlatıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler