tanımlamak

وَصَفَ الْكَاتِبُ الشَّخْصِيَّاتِ بِطَرِيقَةٍ حَيَّةٍ لِلْغَايَةِ.

Yazar, karakterleri çok canlı bir şekilde tanımladı.

عَمِلَ الْعُلَمَاءُ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ لِتَحْدِيدِ نَوْعٍ جَدِيدٍ.

Bilim insanları yeni bir türü tanımlamak için uzun süre çalıştılar.

طَلَبَ الْمُعَلِّمُ مِنَ الطُّلَّابِ تَعْرِيفَ الْمَفْهُومِ.

Öğretmen, öğrencilerden kavramı tanımlamalarını istedi.

İlişkili Kelimeler