tanıt

لَا يُوجَدُ إِثْبَاتٌ كَافٍ لِدَعْمِ هَذَا الِادِّعَاءِ، لِذَلِكَ أَنَا مُتَشَكِّكٌ.

Bu iddiayı destekleyecek yeterli tanıt bulunmuyor, bu yüzden şüpheliyim

أَظْهَرَتِ الْأَدِلَّةُ الْمُقَدَّمَةُ فِي الْمَحْكَمَةِ بِوُضُوحٍ أَنَّ الْمُتَّهَمَ مُذْنِبٌ.

Mahkemede sunulan tanıtlar sanığın suçlu olduğunu açıkça gösterdi

بُرْهَان — بَرَاهِين

مَطْلُوبٌ بُرْهَانٌ قَوِيٌّ لِإِثْبَاتِ نَظَرِيَّةٍ رِيَاضِيَّةٍ.

Matematiksel bir teoremi kanıtlamak için sağlam bir tanıt gereklidir

İlişkili Kelimeler