tansiyon

قَامَ الطَّبِيبُ بِقِيَاسِ ضَغْطِ دَمِي وَقَالَ إِنَّهُ مُرْتَفِعٌ قَلِيلًا.

Doktor, tansiyonumu ölçtü ve biraz yüksek olduğunu söyledi.

كَانَ هُنَاكَ تَوَتُّرٌ عَصَبِيٌّ فِي الْفَصْلِ قَبْلَ الِامْتِحَانِ.

Sınav öncesinde sınıfta gergin bir tansiyon vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler