tarafsızlık

إِنَّ الْتِزَامَ الصَّحَفِيِّينَ بِمَبْدَأِ الْحِيَادِ هُوَ جُزْءٌ مِنْ مَسْؤُولِيَّتِهِمْ فِي نَقْلِ الْأَخْبَارِ بِدِقَّةٍ.

Gazetecilerin tarafsızlık ilkesine uymaları, doğru haber verme sorumluluklarının bir parçasıdır.

إِنَّ نَزَاهَةَ الْقَاضِي أَمْرٌ ضَرُورِيٌّ لِإِجْرَاءِ مُحَاكَمَةٍ عَادِلَةٍ.

Hakimin tarafsızlığı, adil bir yargılama için olmazsa olmazdır.

تَتَّبِعُ الشَّرِكَةُ سِيَاسَةَ عَدَمِ تَحَيُّزٍ تِجَاهَ جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ.

Şirket, tüm çalışanlarına karşı tarafsızlık politikası izlemektedir.

İlişkili Kelimeler