taraklı

هَذَا النَّبَاتُ ذُو الْأَوْرَاقِ الْمُسَنَّنَةِ يَبْدُو لَافِتًا جِدًّا فِي الْحَدِيقَةِ.

Taraklı yaprakları olan bu bitki, bahçede çok dikkat çekici duruyor.

دِيكٌ بِمُشْطٍ يَصِيحُ فِي الْقَرْيَةِ كُلَّ صَبَاحٍ مُبَكِّرًا لِإِيقَاظِ النَّاسِ.

Taraklı bir horoz, köyde her sabah erkenden öterek insanları uyandırır.