tartışmalı

هَذَا مَوْضُوعٌ مُثِيرٌ لِلْجَدَلِ لِلْغَايَةِ، لِكُلِّ شَخْصٍ رَأْيٌ مُخْتَلِفٌ.

Bu çok tartışmalı bir konu, herkesin farklı bir fikri var.

اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ خِلَافِيَّةٍ أَمْرٌ صَعْبٌ دَائِمًا عَلَى الْقَادَةِ.

Tartışmalı kararlar almak, liderler için her zaman zordur.

لَمْ يَتِمَّ حَلُّ الْمَشَاكِلِ فِي الْمَنَاطِقِ الْمُتَنَازَعِ عَلَيْهَا بَعْدُ.

Tartışmalı bölgelerdeki sorunlar hala çözülemedi.