قَامَ الْمُعَلِّمُ بِتَصْحِيحِ الْأَخْطَاءِ فِي وَاجِبِ الطَّالِبِ.
Öğretmen, öğrencinin ödevindeki hataları tashih etti.
قَامَ الْمُعَلِّمُ بِتَصْحِيحِ الْأَخْطَاءِ فِي وَاجِبِ الطَّالِبِ.
Öğretmen, öğrencinin ödevindeki hataları tashih etti.
يَجِبُ تَدْقِيقُ هَذَا التَّقْرِيرِ لِأَنَّهُ يَحْتَوِي عَلَى بَعْضِ الْمَعْلُومَاتِ الْخَاطِئَةِ.
Bu raporun tashih edilmesi gerekiyor, çünkü bazı yanlış bilgiler içeriyor.
أَجْرَى الْكَاتِبُ تَنْقِيحًا لِلطَّبْعَةِ الْجَدِيدَةِ مِنْ كِتَابِهِ.
Yazar, kitabının yeni baskısı için bir tashih yaptı.