tatlılık

حَلَاوَةُ هَذِهِ الْفَاكِهَةِ تَجْعَلُنِي أُحِبُّهَا كَثِيرًا.

Bu meyvenin tatlılığı, onu çok sevmemi sağlıyor.

أُعْجِبْتُ بِلُطْفِ الْجَارَةِ مَعَ الْأَطْفَالِ.

Komşunun çocuklara karşı tatlılığına hayran kaldım.

أُحِبُّ لَطَافَةَ جَارَتِنَا مَعَ الْأَطْفَالِ.

Komşumuzun çocuklara karşı tatlılığını severim.

İlişkili Kelimeler