tatmin olmak

لَقَدِ اقْتَنَعْتُ جِدًّا بِالْخِدْمَةِ الَّتِي تَلَقَّيْتُهَا، لِذَلِكَ أُوصِي بِهَذِهِ الشَّرِكَةِ لِلْجَمِيعِ.

Aldığım hizmetten çok tatmin oldum, bu yüzden herkese bu şirketi tavsiye ediyorum.

أَبْذُلُ قُصَارَى جَهْدِي لِأَشْعُرَ بِالرِّضَا عَنِ الْعَمَلِ الَّذِي أَقُومُ بِهِ، وَهَذَا مُهِمٌّ جِدًّا بِالنِّسْبَةِ لِي.

Yaptığım işten tatmin olmak için elimden geleni yapıyorum, bu benim için çok önemli.

اِكْتَفَى الضَّيْفُ بِطَبَقٍ وَاحِدٍ مِنَ الْأَرُزِّ.

Misafir bir tabak pilavla tatmin oldu.

İlişkili Kelimeler