tatsızlık

مُشْكِلَة — مَشَاكِل

تَجَادَلْتُ مَعَ صَدِيقِي بِسَبَبِ مُشْكِلَةٍ صَغِيرَةٍ.

Küçük bir tatsızlık yüzünden arkadaşımla tartıştık.

يَجِبُ عَلَى الْجَمِيعِ تَوَخِّي الْحَذَرِ لِتَجَنُّبِ الْخِلَافَاتِ دَاخِلَ الْأُسْرَةِ.

Aile içinde tatsızlık çıkmaması için herkes dikkatli olmalı.

هَذَا الْإِزْعَاجُ أَحْزَنَنِي كَثِيرًا.

Bu tatsızlık beni çok üzdü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler