يَتَصَرَّفُ دَائِمًا بِتَعَجْرُفٍ، كَمَا لَوْ كَانَ مُتَفَوِّقًا عَلَى الْجَمِيعِ.
O her zaman çok tavırlı davranır, sanki herkesten üstünmüş gibi.
يَتَصَرَّفُ دَائِمًا بِتَعَجْرُفٍ، كَمَا لَوْ كَانَ مُتَفَوِّقًا عَلَى الْجَمِيعِ.
O her zaman çok tavırlı davranır, sanki herkesten üstünmüş gibi.
الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ مُتَبَجِّحٌ جِدًّا، لَا أَحَدَ يَجْرُؤُ عَلَى التَّحَدُّثِ مَعَهُ.
Yeni müdür çok tavırlı, kimse onunla konuşmaya cesaret edemiyor.