tavsiye etmek

نَصَحَ الطَّبِيبُ مَرِيضَهُ بِالرَّاحَةِ قَدْرَ الْإِمْكَانِ.

Doktor, hastasına bol bol dinlenmesini tavsiye etti.

أُوصِي بِهَذَا الْفِيلْمِ لِلْجَمِيعِ، إِنَّهُ مُؤَثِّرٌ لِلْغَايَةِ.

Bu filmi herkese tavsiye ederim, çok etkileyici.

أَقْتَرِحُ عَلَيْكَ هَذَا الْمَطْعَمَ الْقَرِيبَ.

Sana bu yakındaki restoranı tavsiye ediyorum.

İlişkili Kelimeler