tazelemek

قَرَّرْتُ أَنْ أَحْضُرَ دَوْرَةً لِتَجْدِيدِ مَعْلُومَاتِيَ الْقَدِيمَةِ.

Eski bilgilerimizi tazelemek için bir kursa katılmaya karar verdim.

يَجِبُ تَحْدِيثُ بَرْنَامَجِ جِهَازِ الْكُمْبْيُوتَرِ الْخَاصِّ بِي بِانْتِظَامٍ.

Bilgisayarımın yazılımını düzenli olarak tazelemek gerekiyor.

فِنْجَانُ قَهْوَةٍ يُنْعِشُنِي فِي الصَّبَاحِ.

Bir fincan kahve sabahları beni tazeler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler