teçhizat

أَخَذَ الْمُتَسَلِّقُونَ الْمُعَدَّاتِ اللَّازِمَةَ لِلتَّسَلُّقِ الصَّعْبِ.

Dağcılar, zorlu tırmanış için gerekli teçhizatı yanlarına aldılar.

تَمَّ شِرَاءُ تَجْهِيزَاتٍ حَدِيثَةٍ لِلْمُخْتَبَرِ الْجَدِيدِ.

Yeni laboratuvar için modern teçhizat satın alındı.

كَانَ الْجُنُودُ يَرْتَدُونَ كُلَّ الْعَتَادِ اللَّازِمِ لِلْحَرْبِ.

Askerler, savaş için gerekli tüm teçhizatı kuşanmışlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler