بِصِفَتِهِ ضَابِطًا مُتَخَرِّجًا حَدِيثًا، بَدَأَ الْعَمَلَ بِرُتْبَةِ مُلَازِمٍ.
Yeni mezun bir subay olarak, teğmenlik rütbesiyle göreve başladı.
بِصِفَتِهِ ضَابِطًا مُتَخَرِّجًا حَدِيثًا، بَدَأَ الْعَمَلَ بِرُتْبَةِ مُلَازِمٍ.
Yeni mezun bir subay olarak, teğmenlik rütbesiyle göreve başladı.
كَانَ مَنْصِبُ الْمُلَازِمِ خُطْوَةً مُهِمَّةً فِي مَسِيرَتِهِ الْعَسْكَرِيَّةِ.
Teğmenlik, askeri kariyerinde önemli bir adımdı.