teşhis etmek (veya koymak)

شَخَّصَ الطَّبِيبُ مَرَضَ الْمَرِيضِ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.

Doktor, hastanın hastalığını doğru bir şekilde teşhis etti.

حَدَّدَتِ الشُّرْطَةُ هُوِيَّةَ الْمُجْرِمِ مِنْ خِلَالِ بَصَمَاتِ الْأَصَابِعِ.

Polis, suçluyu parmak izlerinden teşhis etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler