teşkilatçı

إِنَّهُ مُنَظِّمٌ نَاجِحٌ لِلْغَايَةِ وَيَقُومُ بِكُلِّ عَمَلٍ بِطَرِيقَةٍ مُنَظَّمَةٍ.

O, çok başarılı bir teşkilatçı ve her işi düzenli bir şekilde yapar.

عَيَّنَ الْحِزْبُ قِيَادِيًّا شَابًّا وَدِينَامِيكِيًّا فِي الْمَنْصِبِ.

Parti, genç ve dinamik bir teşkilatçıyı göreve getirdi.

İlişkili Kelimeler