teşrifatçı

اسْتَقْبَلَ مَسْؤُولُ الْمَرَاسِمِ الضُّيُوفَ عِنْدَ الْبَابِ وَوَجَّهَهُمْ إِلَى أَمَاكِنِهِمْ.

Teşrifatçı, davetlileri kapıda karşılayarak yerlerine yönlendirdi.

بَذَلَ مُنَظِّمُ الْمَرَاسِمِ جُهْدًا كَبِيرًا لِضَمَانِ سَيْرِ الْحَفْلِ بِسَلَاسَةٍ.

Teşrifatçı, törenin kusursuz ilerlemesi için büyük çaba sarf etti.

كَانَ مُوَظَّفُ التَّشْرِيفَاتِ فِي السِّفَارَةِ يَعْتَنِي بِالضُّيُوفِ الْأَجَانِبِ.

Büyükelçilikteki teşrifatçı, yabancı konuklarla ilgileniyordu.

İlişkili Kelimeler