teşrih

أَجْرَى الْأَطِبَّاءُ تَشْرِيحًا أَثْنَاءَ تَشْرِيحِ الْجُثَّةِ لِفَهْمِ سَبَبِ الْمَرَضِ.

Doktorlar, hastalığın nedenini anlamak için otopsi sırasında teşrih yaptılar.

يَقُومُ الْكَاتِبُ بِتَحْلِيلٍ مُفَصَّلٍ لِنَفْسِيَّةِ الشَّخْصِيَّاتِ فِي رِوَايَتِهِ.

Yazar, romanında karakterlerin psikolojisini derinlemesine teşrih ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler