tebdil

أَثَّرَ التَّغْيِيرُ فِي حَالَةِ الطَّقْسِ عَلَى خُطَطِنَا.

Hava durumundaki tebdil, planlarımızı etkiledi.

ذَهَبَ إِلَى الْغُرْفَةِ لِتَبْدِيلِ مَلَابِسِهِ.

Giysilerini tebdil etmek için odaya gitti.

اسْتَبْدَلْنَا الْأَثَاثَ الْقَدِيمَ بِأَثَاثٍ جَدِيدٍ.

Eski mobilyaları yenileriyle tebdil ettik.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler