tebeddül

حَدَثَ تَحَوُّلٌ كَبِيرٌ فِي مَظْهَرِ الْمُدُنِ بِمُرُورِ الْوَقْتِ.

Zamanla şehirlerin görünümünde büyük bir tebeddül yaşandı.

تَسَبَّبَتِ الأَزْمَةُ الاِقْتِصَادِيَّةُ فِي تَغَيُّرِ أَنْمَاطِ حَيَاةِ النَّاسِ.

Ekonomik kriz, insanların yaşam tarzlarında tebeddüle neden oldu.

لَاحَظْنَا تَبَدُّلًا كَبِيرًا فِي الطَّقْسِ هَذَا الْأُسْبُوعَ.

Bu hafta havada büyük bir tebeddül fark ettik.

İlişkili Kelimeler