tedirgin

عِنْدَمَا تَلَقَّيْنَا خَبَرًا غَيْرَ مُتَوَقَّعٍ، تَوَتَّرَ الْجَمِيعُ.

Beklenmedik bir haber alınca herkes tedirginleşti.

كُنْتُ قَلِقًا جِدًّا قَبْلَ إِعْلَانِ نَتَائِجِ الِامْتِحَانِ.

Sınav sonuçları açıklanmadan önce çok tedirgindim.

أَصْبَحَ الرُّكَّابُ مُضْطَرِبِينَ بِسَبَبِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.

Hava durumu nedeniyle yolcular tedirgin oldu.

İlişkili Kelimeler