انْزَعَجْتُ مِنَ الضَّوْضَاءِ وَأَغْلَقْتُ النَّافِذَةَ.
Gürültüden tedirgin oldum ve pencereyi kapattım.
انْزَعَجْتُ مِنَ الضَّوْضَاءِ وَأَغْلَقْتُ النَّافِذَةَ.
Gürültüden tedirgin oldum ve pencereyi kapattım.
سَأَقْلَقُ حَتَّى يَتِمَّ الْإِعْلَانُ عَنْ نَتَائِجِ الِامْتِحَانِ.
Sınav sonuçları açıklanana kadar tedirgin olacağım.
أَرْتَبِكُ عِنْدَمَا أَتَحَدَّثُ مَعَ أَشْخَاصٍ لَا أَعْرِفُهُمْ.
Tanımadığım insanlarla konuşurken tedirgin olurum.
اِضْطَرَبَ